Yatağa yatalı çok oldu,
Tutmadı gülüm yine uyku.
Seni düşünmek en iyi yoldu;
Hayallerim yine efkarımı buldu.
Masamda oturmaktayım şimdi;
Hafif hafif araladım perdeyi.
Herkes köşesinde şimdilik belli;
Ama tek ayakta ki deniz feneri.
Aman kimse uyanmasın, emi?
Dostum oldu yalnızlık sanki.
Saat kaç ki? Ben kimim ki?
Bu saatte sorular neyin nesi?
İnceden kulaklarımda şimdi,
Farid'in en sevdiğim eseri.
Dökmekteyim ezgide çilemi;
Anladım soruların cevabı şimdi belli.*
15/05 (*Saat sabah üç).
Dolaştım, her zaman ki gibi Cebeci'de
Belki rastlarım sana ümidiyle..
Ama göremedim bir türlü yine,
Beklediğini beni; sıcacık kalbinle
Benim geldiğimi duyorsun heralde.
İçerimi saklandın yoksa yine?
Ne desen haklısın Bilmekteyim de;
Bir kez olsun gül cemalini görseydim be!
Gül cemalini istedim, göremedim de;
Pes etmedim yollardayım ben yine.
Eskileri hayal etmekteyim hepte,
Yıllardır beni pek bi mutlu etmekte.
04/09 .
O küçük elleriyle sımsıkı sardığında
Sevgi bir kor olurdu çağlardı dudaklarda
Kelimeler senin esirin değildir artık o dakkadan sonra
Gönlün lütfudur kelimeler fısıldaşan satırlara
Zaman mekan aynıdır hep oralarda
Deli derler her diyarda bu insanlara
Bazen hiddette görürsen gönlün sırçasında
Bil ki aşkındandır fiili duası da...
Bir mum gibi değildir hiddeti
Ama bir kor gibidir sevdası
Eriyip de bitivermez hemencecik aşkı
Mevcudiyeti ermesidir namütenahi olması
Aşkı gibidir mumun ateşle kavgası
Gönlünde ki kora bakılırsa pek bi alası
Katredir gözünde deryalara kıymet
Sonsuzluğa erdirecek olan haslet
Masumiyetse bir aşkı sonsuzluğa erdirecek
Galip ihtimal o günler şimdiden gelecek
Eğer sebeplerse yolumuza musibet
Müsebbiptir aşmamızda yol gösterecek
10/07
Ölümü hergün görüp,
Azraille dost oldun mu hiç?
Ya dava arkadaşın kollarında can verirken;
Son sözlerini duymak..
Hadi tamam, ya öz abin öldü mü hiç?
Ve ölürken sana bir saat emanet etti mi?
Onu hatırla diye.
Yada arkadaşının kollarında ölümü beklerken,
Annen aklına geldi mi?
Ölüme değilde annene üzüldüğün oldu mu hiç...
Peki sevdiğin kız kollarında,
Başka bir erkeği defalarca sana anlattı mı?
Ya hergün sevdiğini bir daha görememe korkusu,
Sen nedir bilir misin?
Ben hayatı görmeden, ölümü gördüm.
Ve kanmadan suya, kan gölünü gördüm.
Herşeye rağmen yaşamayı göze aldım.
Çünkü acıtmıyor sevdası,
Yada acı çekmek özgürlükse;
Ben en özgürüyüm dünyanın!
Ve her zamanki gibi eskileri yad edeceğim.
Hem de kuruyuncaya kadar gözlerim ağlayacağım.
Ve sonra evden çıkıp aynı hayatı yaşayacağım ,
Hiçbir şey olmamış gibi....
08/06 (*Hayali bir durumu tasvir eder.).
Dün seni gördüm rüyamda;
Hayalimde olduğu kadarıyla,
Sarı saçlarınla!
Mektup yollamışsın bana;
Bilmediğin soğuk diyarlara
Temiz duygularınla...*
02/05 (*çok eskiye dair).
« Önceki ::